Archive for Ağustos 14th, 2007-> İlaç endüstrisi tarihsel süreçte çeşitli dönemlerden geçmiştir. İnsanoğlu yaratılışı ile hastalık ve rahatsızlıklar da yaratılmış ve ilk insanlar deneme - yanılma yöntemleri ile bitki ve diğer canlılardan hastalık veya semptomlarının giderilişini öğrenmiş vede çok uzun zaman bunları kullanmış ve kullanmaya da devam etmektedir. Bilim ilerledikçe bu işler önce şamanlar-büyücüler, daha sonra simyacılar ve daha sonra doktor-eczacılar tarafından yapılmaya başlamıştır. On dokuzuncu asrın sonları, 20. yüzyılın başlarında Batı’da yaşanan sanayi devrimi ile ilaçta da endüstrileşme başlamış ve bu endüstri çoğunluğu sağlıkçı olan veya pozitif bilimlerden gelen kişiler tarafından kurulmuştur (Bayer, Servier, Hoechst v.d). 1)İlaç üretim şeması 1)Hastane eczanelerinin yerleştirme planı 1)Reçete karşılanmasında dikkat edilecek hususlar 1)Eczanelerde ilaç yerleştirme ve eczane düzenlenmesi 1)Eczanelerde ilaç yerleştirme ve eczane düzenlenmesi 1)Eskiçag uygarlıklarında kullanılan drogların türleri ve nitelikleri konusunda bilgi veriniz.Bu drogların hastalık nedenleri konusundaki düşüncelerle olan ilişkisini belirtiniz 1)Hippokrates konusunda bilgi veriniz.Tıp ve eczacılıga getirdigi yenilikleri,teşhis ve tedavi yöntemini ve deontoloji açısından önemini belirtiniz.
Son günlerde ilaç sektörü çeşitli olaylarla çalkalanmakta. Bir taraftan Sağlık Bakanlığı’ndaki yeni komisyonlar, diğer taraftan peş peşe gelen ve iyi incelemeden çıkartılan yönetmelikler ve yeni fiyat kararnamesi hazırlıkları gündemi sıcak tutmakta. Halen yürürlükte olan fiyat kararnamesine göre ilaçtaki azami üretici karı %15. Hal böyle iken SSK serbest eczacılarla anlaşma yapmak için ilaç firmalarından %22 indirim yapmalarını istiyor. O zaman da bunun anlamı ilacınızı %7 zararına satın oluyor. Acaba sayın yetkililer bunun ne demek olduğunu biliyorlar mı? Bunun iki izahı var: 1.Siz rakamlarınızı istediğiniz gibi şişiriyorsunuz, sizin verdiğiniz fiyat beyannamesine inanmıyoruz 2.İlaç sektörü sosyal bir kuruluştur, zararına da verebilir. Bunların ikisi de kabul edilemeyeceğine göre ortada yanlış giden bir şeyler var. Roma, zayıf yöneticilere, kötü idareye, kargaşa ve devrimlere karşın İmparatorluğun merkezi olarak kaldı. Bunu sağlayansa Romalıların yaptığı muhteşem yollardı. Romalılar, İmparatorluğu korumanın, birliklerini ve yaptıkları malları kolaylıkla ulaştıracak sistemin başarılı bir kara yolundan geçtiğini keşfettiler. Romalıların yaptığı ilk yol, Consul CLADIUS’un MÖ. 312 de başlattığı Appian yoluydu. Roma merkezinden başlayan, 288 bin Km. yolu 200 yıl içinde yaptılar. Bu yolla batıda Avrupa, doğuda Filistin, güneyde Mısır’a kadar ele geçirdiler. İmparatorluğun zirve döneminde, günde yarım Km. yol yapılıyordu. Bazıları günümüze dek kalabilmişlerdir. |