Archive for Ağustos, 2007

Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Gelişmekte olan menkul kıymet piyasaları farklı şekillerde tanımlanabilir. Bir yandan “gelişmekte olan” tanımı küçük ve durağan piyasalar karşısında belli bir gelişme sürecine giren, büyüyen ve gittikçe karmaşıklaşan piyasaları ifade edebileceği gibi diğer yandan da gelişme potansiyeline sahip olduğu varsayımı altında, kalkınmakta olan ekonomilerdeki tüm piyasaları ifade edebilir.

IFC, gelişmekte olan menkul kıymet piyasalarının belirlenmesinde ikinci tanımı daha uygun bulmaktadır. Buna göre gelişmekte olan ülkelerdeki tüm menkul kıymet piyasaları, gelişme düzeylerine bakılmaksızın gelişmekte olan menkul kıymet piyasaları kapsamı içerisinde değerlendirilmektedir.
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Gayrimenkul, ülkemizde yıllardır devam eden enflasyonist ortam nedeni ile her zaman popüler bir yatırım aracı olmuştur. Ancak, genel olarak Türkiye’de gayrimenkul alımının şekli, batılı ülkelerdeki alım şeklinden farklıdır. Ülkemizde gayrimenkul yatırımlarının tamamına yakınının finansmanı özkaynaklardan (nakit) sağlanırken, istatistiklere göre ABD’de inşaat yatırımlarının %70′lik bir kısmı kurumsal sermaye tarafından yapılmaktadır.

Türkiye’de ise bu oranın %5 seviyesinde kaldığı gözlenmektedir. Aynı zamanda, Türkiye’de bu yatırımların %3′üne yakın bir kısmı sermaye piyasası araçları ile finanse edilirken, aynı oran ABD’de %60′tır. Bu farklılığın temel nedeni, yıllardır devam eden yüksek enflasyon ve faiz ortamı nedeniyle kullanımı mümkün olmayan uzun vadeli kredilerdir.
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Ulusal bir ekonomide belirli bir sürede (genellikle bir yıl) üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla ifade edilen değerlerinin toplamı. Buna alıcı fiyatlarıyla GSMH denir. Bundan vasıtalı vergiler ve sübvansyonlar çıkartıldığında buluna büyüklüğe ise faktör fiyatlarıyla GSMH adı verilir. Ulusal ekonominin etkinlik düzeyinin analizinde elverişli bir gösterge olarak kabul edilir.

Safi milli hasıladan, amortisman (yıpranma) paylarını da içermesiyle ayrılır. Hesaplanması oldukça zor bir ekonomik büyüklüktür, bir mal ya da hizmetin değerini çift sayılmasının önlenmesi gerekir. Hesaplanmasında gelir ya da giderin temel alınmasına göre değişik yöntemler uygulanır. Yaygın hesaplama yöntemi, kişisel tüketim harcamalarına gayri safi iç yatırım ve net dış yatırım ile devlet harcalamalarının eklenmesidir.
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Füzyon, 1890′da, Amerikalı devlet adamı John Sherman’ın tröstler aleyhine kanun çıkarması üzerine, tröstlerin hukuki yapısında yapılan değişiklik sonucu ortaya çıkmıştır. Kaynaşma diye de adlandırılan bu yeni birleşme çeşidinde, dağılmış bulunan tröste dahil işletmeler, tek bir büyük şirket şeklinde ve tek yönetim altında birleştirilmiştir.

Dağılan şirketin hissedarlarına da yeni kurulan şirketin hisseleri verilmiştir. Rocekfeller gibi büyük işadamlarının sistemi, vergi yükü getirmesi, pahalı bürokratik işlemlere yol açması gibi nedenlerle eleştirmeleri üzerine yeni bir birleşme çeşidi olan holdingler ortaya çıkmıştır.



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Belli bir paranın iade şartı ile belli bir zaman kullanılmasına karşılık verilen kiraya faiz denir. Kira müddeti kiraya verilen meblağın miktarı ve kira bedeli, faiz tutarının azalıp çoğalmasında esaslı rol oynar. Basit faiz ve bileşik faiz olmak üzere iki çeşit faiz vardır.

Basit faiz hesaplarında faize verilen miktar sabittir. Faiz tutarı ayrıca hesaplanır. Bileşik faiz hesaplarında her dönemin faiz tutarı ana paraya eklenir ve böylece bulunan tutar yeni kapitali teşkil eder. Bileşik ve basit faiz hesaplamalarda faiz süresi 1 yıldan az olabilir.
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Euro-bond piyasası, yirminci yüzyılın ikinci yarısında gelişmiştir. Döviz karşılığı satılan ve sürümü uluslararası mali aracılık sendikaları aracılığıyla gerçekleştirilen tahvillere “Euro-bond” denilmektedir.

Euro-bond işlemlerine ait haberler ve istatistikler, Association of International Bond Dealers tarafından yayımlanmaktadır. Euro-bond’ların çeşitli tipleri vardır: Hisse senedine çevrilebilir tahviller, indeksli tahviller, portföy tahvilleri ve mülkiyet hakkına dönüştürülebilir tahviller gibi.



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Esnek (flexible) kur sistemine yüzen (floating) veya serbest değişken kur sistemi (freely fluctuating exchange rate system) gibi isimler de verilmektedir. En aşırı biçiminde bu sistemde, döviz piyasaları üzerinde hiçbir devlet müdahalesi yoktur. Döviz kurları tamamın piyasadaki döviz arz ve talebine göre oluşur.

Bu sistemde, bir ülkenin dış ödemeler dengesi, döviz kurları aracılığıyla sağlanacağından, dış ödemeler dengesinin açık ya da fazla vermesi söz konusu olmayacaktır. Örneğin dış ödemeler dengesi açık veriyorsa, döviz talebi (yani ithalat) döviz arzından (yani ihracattan) daha fazla olacağından, döviz kuru yükselecektir. Döviz kurunun yükselmesi bu defa ithalatın azalmasına ve ihracatın artmasına neden olacaktır. Döviz kurundaki yükselme, dış açık ortadan kalkana kadar devam edecektir.
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Genel fiyat düzeyinde devamlı artış ve paranın değer kaybetmesi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı şişkinliktir, ilk kez 1838′de ABD’de görülmüş ve sözcük olarak da ilk kez burada kullanılmıştır. Toplam mal ve hizmet arzının, toplam talebi karşılayamaması, kısaca üretimden çok tüketim, enflasyonun temel özelliğidir. Üretimle karşılanamayan ve artan talep karşısında, piyasayı daha yüksek bir fiyat düzeyinde dengeye getirir.

Enflasyonun Sebepleri:
Read the rest of this entry »



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Türkçe karşılığı “ihraç” demek olan emisyon sözcüğü yabancı dillerde çıkarmak, yaymak, tedavüle koymak anlamında kullanılır. Kâğıt paranın, tahvillerin, hisse senetlerinin ilk defa piyasaya sürülmesi emisyondur. Ufaklık paranın piyasaya çıkarılmasında emisyon terimi kullanılmaz.

Emisyona Merkez Bankası yetkilidir. Emisyon Merkez Bankası’nın aktif ve pasifindeki gelişmelerin sonucu oluşur. Emisyonu etkileyen en önemli kalemler altın ve yabancı dövizler karşılığında, ticari ve sınai senetlerin reeskonta veya avansa kabulleri suretiyle, hazineye kısa vadeli avans, hazine kefaletini haiz bonoların iskontosu suretiyle oluşmaktadır. Merkez Bankası mevduatı ise, arttığı zaman emisyon ihtiyacını azaltan, azaldığı zaman emisyon ihtiyacını artıran bir faktördür.



Filed Under (Ekonomi) by admin on 31-08-2007

Eski Yunan’da ekonomi sözcüğünün kelime anlamı, bir evin mal varlığını yönetme sanatıydı. O dönemde ilgi veya etki alanı bir evden ibaret olan ekonomi, bugün bütün dünyayı ilgilendirmekte ve etkisi altına almaktadır.

Ekonomi, sınırlı kaynakların nasıl kullanılacağını inceleyen sosyal bilim dalıdır. Tarih boyu ekonomi birçok farklı şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımın da zaman içinde anlamını ve önemini yitireceği bir gerçektir, bunun sebebi bireylerin ihtiyaçları, üretim biçimleri ve malları, dolayısıyla yaşam biçimleri değişmekte ve gelişmekte, bu değişme ve gelişme de ekonominin anlamını ve işlevini insanlığın gelişmesine paralel olarak değiştirmektedir.
Read the rest of this entry »