Archive for Aralık, 2007-> Elin avucunda yer alan çok sayıdaki çizgiye ilk kez bakıldığında bunları tanımlamada zorluk çekileceği düşünülürse de iş aslında basittir. Çok karmaşık bazı tanımları bir tarafa atmak ve sadece beş parmağın olduğunu ve bunların her birinden de az ya da çok belirgin bir çizginin çıktığını bilmek yeterlidir. Sol elimizi açıp, avuç içi yukarı gelecek şekilde bir masanın üzerine koyup da bakarsak şu resmi görebiliriz: Orta parmaktan çıkan büyük bir çizgi, dikey biçimde tüm eli kateder: Bu, kader çizgisidir (1). Buna Satürnlü derler ve o hayatımız süresince meydana gelen değişimleri belirtir.
Yüzük parmağından ise (sanata yatkın insanlarda) diğer bir dikey çizgi çıkar ve genelde küçük bir çizgi halindedir (2). Küçük parmaktan (serçe parmağı) Hermes ya da Sezgi çizgisi çıkar (3). Bu, çabuk tesir alabilen kişilerde görülür. Tüm bu çizgiler dikeydir. Sol elimizi, avuç içi bize dönük olarak tutalım. Boy olarak tüm diğerlerinden uzun olan orta parmak, kaderi temsil eder ve avucun içinde dikey bir çizgiyle devam eder; bu çizgi kader çizgisidir. İnsanın, varlığı süresince izleyeceği yolun bir resmidir bu.
Yüzük parmağı, (ki buna Apollon derler) sanat ve talihi temsil eder. Merkür adı verilen serçe parmağı ise, bilimi ve tüm faaliyetlerdeki hesabı (ticaret, oyun, vs.) temsil eder. Sanat ve bilim, insanın iki soyut eğilimini oluştururlar. İşaret parmağı (Jüpiter) her türlüsünden maddî hırsı temsil eder; baş parmak (insanın kendisi) insanın dayanıklı iradesini, mantıklılığını ve karakteristik cesaretini temsil etmektedir. Bunları özetleyecek olursak, incelenmekte olan sol elin ortasında kaderi görüyoruz. Bu kader’in sağında (bizim de sağımıza düşen kısımda) soyut eğilimleri (sanat veya bilim); solda ise pozitif eğilimleri (mantıklı ve deneysel hırs) görmekteyiz. Şiromansi, el çizgilerine bakarak ve bunları yorumlayarak kehanette bulunma sanatı olarak tanımlanabilir. Özellikle Bohemyalılar (Çingeneler) tarafından uygulanagelmiştir. Dolayısıyla Eski Mısır’a, Hindistan’a ve çok eski çağlara bağlanabilecek uzak bir geçmişi olduğu rahatlıkla söylenebilir. Okültistler de bunu eski devirlerden beri uygulamaktadırlar. Okültistlere göre vücudumuzdaki çizgiler, pek çoklarının iddia ettikleri gibi günlük uğraşılarımızın sonucunda ortaya çıkmış değildirler. En az kullanılan sol elde daha çok çizgi vardır ve yeni doğmuş çocuklar (ki henüz uğraşı edinmemişlerdir) da avuç içlerinde pek çok çizgiye sahiptirler. Şiromansi sol elin avuç içi incelenerek gerçekleştirilir. Ayrıca, şiroloji ya da şironyomoni (chirognomonie) sanatını da görmekteyiz. Burada da, elin hatlarına, şekline bakarak kişinin karakterini anlamak söz konusudur. Kuramsal alşiminin doğrudan uygulanmasını meydana getiren pratik alşimi, “filozof taşı”nın araştırılmasıydı. Bu tozun başlıca iki yeteneği vardı: Bunlardan biri madenlerin transmutasyonudur(*) ki, buna Büyük Eser denir. Diğeri de Evrensel Tıp’tır. Alşimistlere göre tüm madenler canlıdırlar ve sağlıklı bir durumda oldukları zaman kusursuz maden hâlinde, yani altın formunda tezahür etmeleri gerekir. Filozof taşı denen toz ile temasa geçirilen geri seviyeli madenler mükemmelleşir, altın hâline dönüşür. Filozof taşını sıvı hâle getirmekle de uzun hayat iksiri (eliksir) elde edilir ki, bu da sahibine uzun bir yaşam ve hatta devamlı bir varoluş (bedenli olarak) temin etmelidir. Bundan elde edilen Panase (devai kül, her derde deva) mucizevî bir ilâçtır ve organizmanın gücünü ve sağlığını düzenler. Evrensel Tıp buydu; günümüzdeki deyimiyle bir “hücre yenileyicisi” bulmaktı. Filozof taşı, kendisini elinde bulundurana olağanüstü yetenekler de kazandırmaktaydı. Örneğin: Görünmez olmak, semavî güçlere hükmetmek, kendi arzusuna göre uzayda dolaşmak vs. gibi. Ama bu majik yeteneklerden daha çok Orta Çağ’ın sonunda söz edilir olmuştur. Ayrıca yine filozof taşından Alkaest ya da “evrensel eritici” (tüm cisimleri eritip bunlara sıvı özelliği kazandıran bir madde) elde edilmesi ve Homonculus ya da alşimistler tarafından yapay biçimde meydana getirildiği iddia edilen “küçük adam” yaratma çalışmaları da ilâveten söylenebilir.
Dana Stranagoff icin gerekli olan malzemeler:
Dana Stranagoff yapilisi icin asagidaki videomuzu izleyebilirsiniz. Afiyet olsun
Saray kebabi yapiminda ihtiyacimiz olan malzemeler:
Saray kebabi tarifi icin asagidaki videomuzu izleyebilirsiniz. Afiyet olsun
Pasazade yemegimiz icin ihtiyacimiz olan malzemeler:
Pasazade yapilisi icin asagidaki videomuzu izleyebilirsiniz. Afiyet olsun Pilic kievski yapiminda gerekli olan malzemeler:
Pilic kievski yapilisini asagidaki videodan izleyebilirsiniz. Afiyet olsun.
Portakalli ordek tarifi icin gerekli olan malzemeler:
Portakalli ordek tarifimizi asagidaki videomuzdan izleyebilirsiniz. Afiyet olsun
Mereng tatlisi icin gerekli olan malzemeler:
Sus icin gereken malzemeler:
Mereneg tatlisi yapilisini asagidaki videomuzdan izleyebilirsiniz. Afiyet olsun. |